Örnekalan Köyü Resmi Web Sitesi

Yakup Hocanın anısınaYakup Hocanın anısına - 13.01.2011 17:21:38

YAKUP HOCANIN ANISINA

Hiç şüphe yok ki, doğuşumuzdan haber verenler, günü geldiğinde de veda edişimizden söz edeceklerdir.
Yüce Tanrı'nın kimlere ne ömür biçtiğini bilen yok. Ama, aynı kimliği birlikte taşıdığımız değerlerin birer birer gözlerden kaybolmalarına da gönlümüz razı gelmiyor.
Kaderimizin, rüzgarların önünde savrulan sonbahar yaprakları gibi, bizi dönüşü olmayan bir meçhule sürüklemesini, yaşamın bir gerçeği olarak kabullensek de, aynı kimliği birlikte paylaştığımız değerlerden ayrı düşmek boynumuzu büküyor.
Önce, ilkokul ve ortaokul sıralarını birlikte paylaştığımız Ahmet Bahçekapılı, can dostumuz Yakup Hoca (Aydın) ve Necati Turgut, saygı duyduğumuz Osman Hoca (Bahçekapılı) ve nihayet geçen yaz mevsiminde birlikte olduğumuz, hoşsohbet kişiliği ile , İlhami Hoca (Özdemir) derken, yarın belki de biz veya bir değerimizin böyle bir yolculuğa çıkmayacağından kimler söz edebilir.
Şu ölümlü dünyada, üzüldüğümüz bir nokta varsa, o da, birbirimizi iyi tanıma, iyi de anlama fırsatını yakalayamadan, kaderimizin, herbirimizi, ıssız geminin yolcuları gibi, bir yerlere durmaksızın taşıyıp durmasıdır. Oysa ki, bizim birbirimize söyleyecek daha çok sözümüz , verecek çok da dostluğumuz varken.
Konu, her dostluk ve arkadaşlıktan açıldığında, biz hep rahmetle andığımız Yakup Hoca'yı hatırlıyoruz. O nedenle , onu bu satırlarda anmayı ve anlatmayı bir vefa borcu olarak görüyoruz.
Yakup Hoca'nın nüfus kayıtlarındaki doğum tarihine 1945 rakamının düşülmesine rağmen, onunla köy ilkokulunda bir kez de olsa yan yana gelememiş olmamız bir tesadüf değildir. Öyle anlaşılıyor ki, bu çelişkinin tek nedeni, onun da bizim gibi, hastahane yüzü görmeden bu dünyaya merhaba demiş olmasıdır.
Yakup Hoca'nın, köy ilkokulundan sonra, Maçka ortaokulunu da bitirdiği yıllarda, öğretmen okulları, hayata kısa yoldan atılmak isteyen fakir aile çocukları için birer can simidi durumunda olan okullardı. Yoksa, o dönemlerde ekonomik durumları iyi olmayan aileler için, bir yüksek öğretim kurumundan söz etmek oldukça zor bir karar sayılırdı.
O nedenle, Yakup Hoca 1961 yılında girmiş olduğu Trabzon öğretmen okulundan 1964 yılında, bir öğretmen adayı olarak mezun olur.
Ancak, Yakup Hoca'nın Maçka ortaokuluna devam ettiği yıllara, burada ayrı bir parantez açıp bir kaç not da düşmemiz gerekmektedir.
Mağura köyünün henüz ne elektrik, ne de araba yoluyla tanışmadığı yıllarda, sabahın erken saatlerinde yataklarından kalkan öğrenciler Maçka ortaokuluna varabilmek için yola koyulurlar. Kaleden¹  ya da Karkazandan¹  altı kilometrelik bir mesafeyi, dik ve dolambaçlı yollardan her sabah ve akşam inen ve çıkan bu çocuklar, derslerini de ışık vermeyen gaz lambasının gölgesinde yapmaya çalışırlardı.
Bu dik ve daracık yollardan Maçka'ya inmek ne kadar kolay olsa da çıkmak, o kadar kolay değildir, yorar insanı. Kış mevsimi gelip, kar da yağınca daha da zorlaşır bu yolu yürüyüp Maçka'ya ulaşmak.
Öğleyin yemeğini Muzaffer'in ekmek fırınında, yarım ekmeğin yanında on adet zeytinle geçiştirmeye çalışan bu çacukların, değil okul başarıları, ayakta kalabilmeleri bile büyük kazanç sayılmalıydı, o yıllarda. Fırıncıya olan borç ise deftere yazılır, her ayın sonunda ödenirdi.
Buradan da anlaşılacağı gibi , bu çocuklar böyle bir fakirliğin içinden geçerek büyüdüler. O nedenle yokluğun ve fakirliğin ne anlama geldiğini en iyi bilenler, bu dönemin çocukları, yani Yakup Hocalar ve onun durumunda olanlardı.
Böyle, zor engellerden geçerek bu günlere ulaşan dünün bu çocukları bugünlerde, verdikleri onurlu mücadelenin ya emekliliğini yaşıyor, ya da Yakup Hoca gibi aramızda olmayanlardır.
İnsanlarından arınmış gibi görünen Örnekalan'ın yeni çocukları ise , şimdi başka mekanlarda, farklı mücadelelerle kendi yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.
Yakup Hoca Trabzon Öğretmen Okulunda iken, biz de Trabzon Lisesi orta kısmına henüz kayıt yaptırmış bir öğrenciydik. Onunla olan dostluğumuz matematik kitabındaki karışık problemlerle başlar ve onun ölümüne kadar da sürer. Bu dostluk ilerleyen aylarda ve yıllarda tam bir kardeşliğe dönüşür.
Matematiğe ilgi duyanlar bizi bağışlasınlar, ama bizim bu dersle olan muhabbetimiz hiçbir zaman Yakup Hoca'daki kadar gelişme göstermemiştir. Buna rağmen onun bu konudaki yeteneğini teslim etmeliyiz. Özellikle bizim bir hayli zorlandığımız havuz problemlerini o kolaylıkla çözer, bize de yardımcı olurdu.
Bu yüzden olacak ki, Yakup Hoca çok da pratik bir zekaya sahipti. O dönemlerdeki köy tarlaları, bugünkü gibi boş değildi. Mısır, buğday ya da patates ekilirdi. Bu ekinlerin yabanilerden korunabilmesi adına onun yapmış olduğu aygıtlar bizimde ilgimizi çeken şeylerdi.
Yakup Hoca Trabzon öğretmen okulundan mezun olduğu 1964 yılından itibaren fasılasız on sekiz yıl öğretmenlik yapmıştır. Arsin Yolüstü Köyü, Trabzon Atatürk ve Tevfik Bey İlköğretim okulları onun görev yaptığı okullardı. Ancak, onun görev yaparken (1982 yılında) yakalandığı MS (Merkezi Sinir ve Kas Sistemi) hastalığı, onun severek yaptığı öğretmenliğinin sonu olmuştur. Bu nedenle öğretmenliğini noktalayarak aynı yılda malulen emekli olmak zorunda kalmıştır.
Yakup Hoca, bu hastalığı ile danıştığı 1982 yılından, onun ölümüne varan 18.08.1998 tarihine kadar geçen on altı yıllık bir süre bizim ona, onun da bize daha yakın olduğumuz bir süreci oluşturur. O nedenle bu sürede bizim ona daha yakın durarak onu daha iyi anlamaya çalışırken, onun da bizi iyi anladığına inanıyoruz. Bu anlayış sonucundaki bu ayrılış bizi çokda üzen bir vedalaşma olmuştur.
Yakup Hocanın rahatsızlığı dönemlerinde onu her ziyaret edişimizde, onu gölgesinde dinlendiği armut ağacının altındaki bankta otururken görür, onunla sohbetlere koyulurduk. Ne ilginçtir ki, Yakup Hocanın ölümünden sonra bu armut ağacınında kurumuş olması bizi hala düşündüren ince bir duygudur.
İyi bir dost, iyi de bir öğretmen olarak belleklerimizde yer eden Yakup Hoca, yaşarken olduğu gibi, giderken de bir insana yaraşır izler bırakarak göçmüştür. Onu rahmetle anıyor, anıları önünde saygılarımızla eğiliyoruz.

Yılmaz Tunç
Örnekalan












YAZARLARIMIZ

Anketler

Hangi etkinlikleri yapmamızı istersiniz?
 Tiyatro ve sinema gösterimi
 Kemençe ve horon günü
 Piknik
 Tarih ve kültür gezisi


Duyurular

Önemli !
Lütfen dernek üye aidatlarınızı ödeyiniz. Dernek faaliyetlerinin yürütülmesi aidatlarla mümkündür....

Bilgi
İstek, Öneri ve Şikayetleriniz için...

Lütfen Sitemize Üye Olunuz
Lütfen Sitemize Üye Olunuz...

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Multimedya


Köyde Hava Durumu

Örnekalan Köyü

Müzik